İyi bir lider olmak istiyorsunuz. İnsanları incitmemek, adil davranmak, herkesin sesini duymak… Bunların hepsi değerli. Fakat bazen iyilik isteği, gerekli bir sınırı söylememek için kullandığımız zarif bir bahaneye dönüşür.
İyi Olmak ile Belirsiz Olmak
Memnun etmeye çalışan lider toplantıda itirazı yumuşatır, performans sorununu erteler, herkese evet dediği için önceliği belirsizleştirir. Ekip ilk başta onu anlayışlı bulur. Zamanla neyin gerçekten önemli olduğunu, hangi sözün karar olduğunu ayırt edemez.
Buradaki sabotör çoğu zaman 'beni severlerse birlikte daha iyi çalışırız' der. Oysa güven, her zaman hoşnutluk yaratmaz. Bazen güvenilir olmak; hayır demek, beklentiyi açıkça koymak ve kısa süreli hayal kırıklığına dayanabilmektir.
İyi niyet ile belirsizlik yan yana geldiğinde ekip rahatlamaz; tahmin etmeye başlar. Önceliğin ne olduğunu, hangi davranışın sorun yarattığını ve liderin gerçekten ne düşündüğünü koridordaki işaretlerden çıkarmaya çalışır.
Kısa süreli huzuru koruyan lider, uzun vadede adalet duygusunu zedeleyebilir. Çünkü açıkça konuşulmayan performans sorunu yükünü çoğu zaman işi üstlenen başka ekip üyeleri taşır.
Herkese evet demek de benzer bir belirsizlik üretir. Kaynak değişmeden öncelikler çoğaldığında gerçek karar görünmez kalır. Ekip liderin sözlerini değil, son anda yetiştirilmesi beklenen işleri izleyerek neyin önemli olduğunu anlamaya çalışır.
Onay Arayan İç Ses
Netlik kabalık değildir. Netlik, karşı tarafın gerçekle ilişki kurmasına izin vermektir. Söylenmeyen beklenti ise görünmez bir sınav yaratır; kişi hangi ölçüte göre değerlendirildiğini bilmez.
Onay arayan iç ses çatışmayı ilişki kaybıyla eşleştirir. Hayır demeyi kabalık, sınır koymayı bencillik, zor geri bildirimi ise karşı tarafı incitmek olarak yorumlar. Böylece lider kendi rahatsızlığını azaltırken ekibi netlikten mahrum bırakır.
Oysa güven, her görüşmenin rahat geçmesi değildir. İnsanların nerede durduğunu bilmesi, karar değiştiğinde bunu duyması ve performans beklentisinin kişiye göre esnememesidir.
Netlikte şefkat vardır; çünkü karşı tarafa seçme ve davranışını değiştirme fırsatı verir. Aylar sonra biriken hayal kırıklığını paylaşmak ise bu fırsatı geciktirir.
Kendinize şu ayrımı sorun: Bu cümleyi karşı tarafı korumak için mi söylemiyorum, yoksa onun tepkisi karşısında kendi rahatsızlığımı yaşamamak için mi? Dürüst cevap, çoğu zaman liderlik alanının nerede başladığını gösterir.
Netliğin Küçük Pratiği
Bugün ertelediğiniz küçük bir netlik anını seçin. Niyeti, gözlemi ve beklentiyi üç ayrı cümlede yazın. Sonra cümlenizi süslemek yerine insanlığınızı koruyarak söyleyin.
Konuşmadan önce üç satır yazın: Gözlediğim somut davranış ne? Bunun işe ya da ekibe etkisi ne? Bundan sonra hangi açık davranışı bekliyorum? Kişilik yorumu yapan sıfatları metinden çıkarın.
Cümlenizi yumuşatmak için mesajı saklamayın. Ses tonunuz sakin, diliniz insani olabilir; beklentiniz yine de anlaşılır kalabilir. Karşı tarafın duygusuna alan açmak, sınırı geri çekmek anlamına gelmez.
Konuşmanın sonunda anlaşmayı sınayın. Karşı tarafın ne duyduğunu, hangi adımı üstlendiğini ve sizden ne desteğe ihtiyaç duyduğunu sorun. Netlik, bir cümleyi söylemekle değil, iki tarafın aynı çalışma gerçekliğinde buluşmasıyla tamamlanır.
Sevilmek uğruna ekibinizden hangi gerçeği saklıyorsunuz?
Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ama acele etmeden onunla kalmak, davranışın arkasındaki seçimi görünür kılabilir.
Bir sonraki mektup size gelsin.
Ayda iki kısa ve düşündürücü içerik. Satış değil, farkındalık.
Mektuplara KatılınYeni Mektupları Kaçırmayın
Yüzeyde kalmayan, düşünmeye alan açan yazılar için.